kıdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kıdem etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Kasım 2008

Kıdem ve İhbar Tazminatı Hesabında

Temel Unsurlar
13.04.2007 tarihinde girdiğim işyerinden 25.10.2008 tarihinde çıktım. Bunlara göre ihbar ve kıdem tazminatı tutarı ne kadar olabilir? Z.D.Eğer işten çıkartılma işverenin haklı nedenle derhal feshini gerektiren şekilde olmamak koşuluyla işvereninizce feshedilmek şeklinde yapılmışsa ihbar ve kıdem tazminatı alabilirsiniz. www.muhasebenet.net İşçi ile işveren arasındaki belirsiz süreli iş sözleşmelerinin;1. İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta süre,2. İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta süre,3. İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta süre,4. İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta süre,geçmesi gerekiyor.Bu süreler asgarî olup sözleşmeler ile artırılabiliyor. Bildirim şartına uymayan taraf, bildirim süresine ilişkin ücret tutarında tazminatı ihbar tazminatı adı altında ödemek zorunda bulunuyor. İşvereniniz iş akdinizi derhal feshederse ihbar tazminatı ödemek zorunda olup, fesih bildirimini yapar ve bildirim süresince sizi çalıştırırsa ihbar tazminatı ödemek zorunda kalmaz. Eğer sözleşmenizde daha fazla bir süre belirlenmemişse bir buçuk yıl süren iş sözleşmeniz nedeniyle ihbar tazminatı altı haftalık (42 günlük) brüt ücretiniz olacaktır. Yani hesaplama net ücret üzerinden yapılamaz.Kıdem ve ihbar tazminatınıza esas olacak ücretin hesabında ise normal ücrete ilaveten işçiye sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler de göz önünde tutulur. Ücret, rutin ikramiye, sosyal yardım, yemek parası, sendika ücret farkları, yakıt parası gibi ücretler kıdem tazminatı hesabına dâhildir.Hesaplamada dikkate alınacak sosyal hakların süreklilik arz etmesi gerekmekte olduğundan kıdem tazminatı hesabında esas alınacak yan ödemeleri “süreklilik arz eden, işyerinde kullanılmak üzere verilmiş olmayan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan doğan menfaatler, her türlü ayni ve nakdi ödemeler” şeklinde tanımlayabiliriz. Örneğin fazla mesai, hafta tatil ücreti, doğum, ölüm yardımları dahil edilmezken, sosyal yardım amaçlı olarak dışarıda da kullanabilecek şekilde verilen sabun veya havlu kıdem tazminatı hesabına dahil edilmelidir. Ancak aynı sabun sadece işyerinde kullanılması için veriliyorsa kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacak.Birbuçuk yıl süren çalışmanız nedeniyle birbuçuk aylık brüt ücretiniz tutarında kıdem tazminatı almanız gerekiyor. İşçiye ödenen son ücret üzerinden ödenmesi gereken ihbar tazminatı ödemesinde sadece gelir vergisi ve damga vergisi kesintisi, kıdem tazminatı ödemesinde yalnızca binde 6 oranında damga vergisi kesintisi yapılması gerekiyor.Şevket Tezel
Sözcü/21.11.2008

29 Nisan 2008

KIDEM TAZMİNATININ ÖDENMESİ İÇİN EMEKLİ AYLIĞI BAĞLANMASI ŞART DEĞİLDİR

Cumhur Sinan ÖZDEMİR
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
İş Müfettişi -Ankara
csnozdemir@gmail.com

KIDEM TAZMİNATININ ÖDENMESİ İÇİN EMEKLİ AYLIĞI BAĞLANMASI
ŞART DEĞİLDİR

Yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli olan sigorta prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi koşulundan her ikisini de yerine getiren işçiler her işyerinde en az bir yıl çalıştıktan sonra kendi istekleri ile işten ayrılmaları halinde kıdem tazminatına hak kazanacaklardır.

Kıdem tazminatı hak kazanma koşulları İş Kanununda[1] belirtilmiştir. Yasa gereği;

1- İşveren tarafından 4857 sayılı Kanunun 25’inci maddesinin II numaralı bendinde gösterilen sebepler dışında,
2- İşçi tarafından 4857 sayılı Kanunun 24’üncü maddesi uyarınca,
3- Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,
4- Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla;
5- 506[2] sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında diğer şartları veya aynı Kanunun geçici 81. maddesine göre;Yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları nedeniyle, feshedilmesi veya kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi veya işçinin ölümü sebebiyle son bulması hallerinde işçinin işe başladığı tarihten itibaren hizmet akdinin devamı süresince her geçen tam yıl için işverence işçiye 30 günlük ücreti tutarında kıdem tazminatı ödenir.

Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı yasa ile 1475 Kanunun kıdem tazminatını düzenleyen 14. maddesinin 1. fıkrasına 5 numaralı bent eklenerek, yaşlılık aylığına hak kazanmak için 506 sayılı Kanunun 60 ve Geçici 81. maddelerinde öngörülen prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresini tamamlayan sigortalıya, kendi isteğiyle işten ayrılması halinde, yaşını doldurmasını beklemeden kıdem tazminatı alma imkanı sağlanmıştır.

Buna göre 506 sayılı Kanunun 60. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi yeni kanunla değiştirildikten sonraki (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaş hadleri dışında kalan diğer şartları veya yeni Kanunla eklenen Geçici 81. maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılanlara da kıdem tazminatı ödenebilecektir. Yani, kıdem tazminatı alabilmek için mutlaka emekli aylığının bağlanması gerekmemektedir.

Bu nedenle, 08.09.1999 tarihinden sonra kendi istekleriyle işlerinden ayrıldıklarını ilgili işverence düzenlenen sigortalı hesap fişleri ile belgelendiren bu gibi sigortalılara, talepleri halinde işyerlerine ibraz edilmek üzere Sosyal Sigortalar Kurumunca bir yazı verilecektir.

Örneğin-1: İşyerinde 3 yıldır çalışan 50 yaşındaki erkek işçinin emekli olabilmesi için 25 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurması ve en az 5600 gün prim ödemesi gerektiğini varsayalım. İşçinin 25 yıldan beri sigortalılık süresi ve 6000 iş günüde prim ödeme gün sayısı vardır. 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan koşullardan sigorta prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi koşulunu işçi yerine getirdiğinden bu hususları belgeleyen Sosyal Sigortalar Kurumundan alacağı yazıyı işverene vererek işyerinden kıdem tazminatını alarak ayrılabilir.

Örneğin-2: İşyerinde 2 yıldır çalışan 40 yaşındaki kadın işçinin emekli olabilmesi için 20 yıllık sigortalılık süresini ve 42 yaşını doldurması ve en az 5075 gün prim ödemesi gerektiğini varsayalım. İşçinin 20 yıldan beri sigortalılık süresi ve 5500 iş günüde prim ödeme gün sayısı vardır. 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan koşullardan sigorta prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi koşulunu işçi yerine getirdiğinden bu hususları belgeleyen Sosyal Sigortalar Kurumundan alacağı yazıyı işverene vererek işyerinden kıdem tazminatını alarak ayrılabilir.

Örneğin-3: İşyerinde 4 yıldır çalışan 49 yaşındaki erkek işçinin emekli olabilmesi için 25 yıllık sigortalılık süresini ve 52 yaşını doldurması ve en az 5525 gün prim ödemesi gerektiğini varsayalım. İşçinin 25 yıldan beri sigortalılık süresi ve 5750 iş günüde prim ödeme gün sayısı vardır. 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan koşullardan sigorta prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi koşulunu işçi yerine getirdiğinden bu hususları belgeleyen Sosyal Sigortalar Kurumundan alacağı yazıyı işverene vererek işyerinden kıdem tazminatını alarak ayrılabilir.

Örneğin-4: İşyerinde 3 yıldır çalışan 42 yaşındaki kadın işçinin emekli olabilmesi için 20 yıllık sigortalılık süresini ve 46 yaşını doldurması ve en az 5375 gün prim ödemesi gerektiğini varsayalım. İşçinin 20 yıldan beri sigortalılık süresi ve 5900 iş günüde prim ödeme gün sayısı vardır. 1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan koşullardan sigorta prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi koşulunu işçi yerine getirdiğinden bu hususları belgeleyen Sosyal Sigortalar Kurumundan alacağı yazıyı işverene vererek işyerinden kıdem tazminatını alarak ayrılabilir.

Prim ödeme ve sigortalılık süresi koşulunu yerine getiren bir işçi girdiği her işyerinden bir yıl çalışmak kaydı ile kendi isteği ile ayrılarak kıdem tazminatı alabilecektir.Yasa,işyeri sayısı ile ilgili bir sınırlama getirmemiştir.

Örneğin-5: İşyerinde 3 yıldır çalışan 50 yaşındaki erkek işçinin emekli olabilmesi için 25 yıllık sigortalılık süresini ve 53 yaşını doldurması ve en az 5600 gün prim ödemesi gerektiğini varsayalım. İşçinin 25 yıldan beri sigortalılık süresi ve 6000 iş günüde prim ödeme gün sayısı vardır.1475 sayılı Yasanın 14’üncü maddesinin 5’inci fıkrasında yer alan koşullardan sigorta prim ödeme gün sayısı ile sigortalılık süresi koşulunu işçi yerine getirdiğinden bu hususları belgeleyen Sosyal Sigortalar Kurumundan alacağı yazıyı işverene vererek işyerinden kıdem tazminatını alarak ayrılabilir.Bu işçi ayrıldığının ertesi gün başka bir işe girdi ve en az bir yıl çalıştı.İşçi sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısındaki koşulları yerine getirdiğinden bu yeni işverenine de bu koşulları yerine getirdiğini ispat ederek kıdem tazminatını alarak işyerinden ayrılabilir.

Sonuç:

Prim ödeme ve sigortalılık süresi koşulunu yerine getiren bir işçi girdiği her işyerinden bir yıl çalışmak kaydı ile kendi isteği ile ayrılarak kıdem tazminatı alabilecektir.

Kıdem tazminatına hak kazanma bu şekliyle işçilerin emekliliğe hak kazandıkları tarihe kadar devam edecektir.

Kıdem tazminatı alabilmek için emekli aylığının bağlanması şart değildir.

[1] Mülga 1475 Sayılı İş Kanununun 14. Maddesinde Düzenlenmiştir ve Halen Yürürlüktedir.
[2] 25.08.1999 Tarih ve 4447 Sayılı Kanunun 45. Maddesiyle Eklenen ve 08.09.1999 Tarihinden İtibaren Yürürlüğe Giren Bent.

29 Şubat 2008

Kıdem tazminatı kaldırılıyor

Hükümet ‘kıdem tazminatı’ yerine, her çalışan için çalışırken aldığı maaş tutarının üzerinden yapılacak kesintiye göre bir fon oluşturacak. Çalışanın işsiz kalması durumunda bu fondan para alması sağlanacak
Hükümet ‘kıdem tazminatı’ yerine yeni bir düzenlemeye gidiyor. Buna göre ‘kıdem tazminatı’ yerine her çalışan için çalışırken aldığı maaş tutarı üzerinden yapılacak kesintiye göre bir fon oluşturulacak ve işsiz kaldığında bu fondan para alması sağlanacak. Bir tür ‘işsizlik bankası’ oluşturulacak. Çalışma Bakanı Faruk Çelik, kıdem tazminatının sağlıklı işlemediğini belirterek, ‘Kıdem tazminatı bir yerde varsa diğer yerde uygulanmıyor. Bu nedenle kıdem tazminatı yerine, işsizlik sigortasını artırma ya da işsizlik fonu oluşturma gibi çalışmalar yapıyoruz. Bu istihdam paketi içinde yer alacak’ dedi.
3 ALTERNATİF VAR
Çalışma Bakanlığı’nın çalışmasına göre, bu üç alternatif üzerinde duruluyor. İlk alternatif İşsizlik Sigortası’ndan yararlanmanın kolaylaştırılmasını içeriyor. Bu alternatifte, kıdem tazminatı kaldırılarak İşsizlik Sigortası’ndan yararlananların sayısının üç kat artması öngörülüyor. İşsizlik ödemesinin tavanının, brüt asgari ücretin iki katına kadar artırılması planlanıyor. Bu durumda İşsizlik Sigortası’ndan yararlanma sürelerinin prim ödenen gün sayısının yarısına kadar uzatılması, İşsizlik Sigortası’ndaki bu genişlemeleri karşılamak üzere, İşsizlik Sigortası işveren priminin 5-6 puan artırılması gerekiyor. İkinci alternatif, her işçi için yatırılan primlerin ortak bir fonda toplanması ve işçilerin mevcuttaki kadar kıdem tazminatı almasını içeriyor.
ORTAK FONDA TAZMİNAT
‘Katılımlı Fon’ denilen üçüncü alternatifte ise, işçilerin bireysel hesaplarında izlenerek nemalandırmaya gidilecek. Bu kapsamda işverenin, işçiye kıdem tazminatı ödemek yerine, her ay işçinin fondaki hesabına, ücretin belirli bir oranında (yüzde 3-5) prim yatırması, işçinin de işten ayrıldığında fonda biriken parayı nemasıyla alması öngörülüyor. (Star)